Pazar, Eylül 13

Ayağına Sağlık-1


"Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür" Yani insanoğlu unutur. Ama ben futbolseverim diyen bu golü unutmaz, unutamaz. "İnsan her gün bir parça müzik dinlemeli, iyi bir şiir okumalı, güzel bir tablo görmeli ve mümkünse birkaç mantıklı cümle söylemelidir." demiş Goethe, ben de her gün güzel bir gol izlemeli ademoğlu diye ekliyorum izninizle.

Cumartesi, Eylül 12

Galatasaray 3 Beşiktaş 0


Bu oyuna bu skor yakışmaz ama bu oyunda da adalet aranmaz. Maçta bireysel yetenekleri ile fark yaratması beklenen Galatasaray, Rüştü'nün bireysel hatalarıyla fark attı. Maç ortada ve orta sahada geçti. Maçın ilk yarısı 'eh işte', ikinci yarısı yavandı.

Aklımda kalanlar;

- İsmail Köybaşı ne yapsın? Formda bir Keita ve sürekli bindiren bir Sabri karşısında, açığından (Yusuf) destek almayan her bekin aksayacağı kadar aksadı o da.

- Ernst bildiğiniz gibi. Yaşı genç olmamasına rağmen 'box to box' işini layıkıyla yapıyor. Oyunun iki değil her yönünü iyi oynuyor.

- Serdar Özkan üstüne koymuş, güçlenmiş. Beşiktaş'ın bulduğu pozisyonlarda hep o vardı. Son vuruşlarda biraz becerikli olsa ya da şansı tutsa işin rengi değişirdi.

- Mehmet Topal - Mustafa Sarp ikilisi Galatasaray'ın yumuşak karnı. Ayhan'ı arıyor o bölge. Top yapamıyorlar.

- Sağdan Keita kesiyor, soldan içeri kateden Kewell vuruyor. Bugün bu şekilde buldukları 2 pozisyonda golle sonuçlanmadı. Ziyanı yok, yarın olur. Kewell keser, Keita vurur. Ne de olsa ikisi de açık oynamayı iyi biliyor.

- İlk iki gol Rüştü'nün hatası ama 3. golde organisazyonun hası. Nokta bir pas attı Brezilyalı, iyi indirdi Avustralyalı, affetmedi ex-Çekoslavakyalı.

Adibayor



Adebayor eski takımına karşı ne yapar diye sormuştuk geçenlerde. Cevabını aldık bugün. Togolu eski takımına iltimas geçmemiş, af buyurun ama geçirivermiş. (Başlıkta Yılmaz Özdilvari, bu postta uslüp kayması oldu) Golü attıktan sonra da, maç boyu aleyhine tezahürat eden Arsenal taraftarlarının oturduğu tribünün önünde fotoda gördüğünüz gibi sevinivermiş. Maçın sonucunu da vereyim: Manchester City 4 Arsenal 2.

Cuma, Eylül 11

Az Biraz Nostajji


Öyle bir geçer zaman ki... Çok özledik be abi...

Seks Yasaah!


İngiltere futbol tarihine baktığımızda Milli Takımı çalıştırmış olan sadece iki yabancı hoca görürüz. Biri İsveçli Sven Goran Eriksson diğeri ise hali hazırdaki teknik direktörleri Fabio Capello. Don Capello 2010 Dünya Kupası için futbolculara seks yasağı koyunca, İngiliz medyası da boş durmamış ve 2006'da takıma bu konuda sınırlama getirmeyen Sven ile İtalyan teknik adamın tarzını kıyaslamış.

Perşembe, Eylül 10

Oh Ne Ala Argentina!


Maradona antrenör olunca takımın da kafası güzel oluyor galiba. Son oynadıkları 5 eleme maçından 4'ünü kaybettiler. Son olarak Paraguay tokatladı Dios'un evlatlarını. 1-0. Bu sonuçla Güney Amerika grubunda 5. sıraya gerilediler. İlk dört takım direk gidecek kupaya, beşinci playoff oynayacak. Dolayısıyla Arjantin 1970'ten sonra ilk kez bir Dünya Kupası'na katılamama tehlikesi ile karşı karşıya. Aman diyim Maradona, çeker misin çektirir misin bilmem ama sakın bizi Messi'siz koma Afrika'da!

Kakara Kikiri


Toplar sarı-kırmızı.. Fark etmeyeceğimizi sandın değil mi Emre? Abi üç topta renkler böyle ben ne edeyim falan filan deme. Akıllı ol. Kırmızı olanı laciverte boyasan bu sefer suratındaki tebessüme takardım. Hani ortaokul sıralarında sakil hocalar aralarında gülüşen öğrencilere kıllık olsun diye sorar ya, bizde soralım Emre'ye: "Ne sırıtıyorsun koçum? Komik olan ne? Söyle de bizde gülelim!"